~~Victory and Success~~

...Hikayelerimin resmi sitesi...

    Bölüm 1 : Sınav Ne Ya?

    Paylaş

    HeLDeN
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Mesaj Sayısı: 54
    Görünen İsim: Ailenizinnn Psikopatıııı
    Kayıt tarihi: 28/11/08

    Bölüm 1 : Sınav Ne Ya?

    Mesaj tarafından HeLDeN Bir Cuma Kas. 28, 2008 9:59 pm

    İki farklı genç, iki farklı sınav... Arada 4 yıl olsa da yaşanan şeyler ortak... Bir çok öğrencinin başından geçenler... Gözlemler, düşünceler... Hepsi burada!

    Not : Hikayede kahramanların düşünceleri kalın harflerle gösterilecektir..



    Bölüm 1-Kısım 1 : Sınav ne ya?


    Yer : İstanbul
    İsim : Selin Eser
    Yaş : 14
    Sınav : SBS (8.sınıf)



    "Selin! Hadi kalk artık!"

    İki dakika rahat uyku yok.. Of, gene mi dersane sınavı vardı, dur bakayım. Ah evet, yine deneme.
    Konular bitmedi ki ne denemesi gene?


    "Selin! İn aşağı!"
    "Aman be tamam geldim işte!"

    İnsana bir el yüz yıkama şansı tanımıyorlar.

    "Günaydın anne,"
    "Günaydın, Selin. Hadi azıcık derslerine bak."

    Of be, sabahtan başladı kadına bak!

    "Tamam anne," söyleyişi çok tek düzeydi.
    "Bir gün de canın isteyerek yap şu işi!"
    "Yeter be! Gidiyorum ben dersaneye, başlatmayın dersinizden!"
    "Gidemezsin! Daha bir saat var!"

    Sana ne ya?! Her şeyimi sen mi belirliyorsun?!

    Kapıyı vurarak çıktı. Gözlerinden damla damla yaşlar akarken, kulaklarında olmayan bir müzik çalarken, düşündüğü şey, "Neden böyle yapıyor?!" du...

    Yer : Kocaeli
    İsim : Ferit Laleli
    Yaş : 18
    Sınav : ÖSS (ilk giriş)


    "Ferit!"
    "Ne var?"
    "İnsene aşağı, seni mi bekleyeceğiz burada?"
    "Bir zahmet!"

    Sabah sabah ya, ne kadar eziyetçiler. Ağzımızı açsak, onu yaptık bunu yaptık kafamıza kakacaklar.

    "Hala gelemedin mi sen eşek herif?"

    Kendi laf sokuyor yetmiyor bir de babama laf söyletiyor ya...

    "Ferit!"

    Tamam be pes ettim artık.

    "Geliyorum!"

    Hızla aşağı indi, bakışlarından öfkesi görülebiliyordu. Neydi bu üzerine yapılan baskı?

    "İki saattir gelemedin!"
    "Geldim ya sonunda anne, sen ona bak."

    Annesi ters ters baktı ona. Bunun altında sanki 'sınavdan sonra görüşürüz' yatıyordu...

    "Ben çıkıyorum."
    "Nereye lan gene?"

    Sen de mi baba?

    "Arkadaşlarla buluşup ders çalışacağız azıcık."
    "Hep az çalışın oğlum, aferin!"
    "Yeter anne ya, boğazıma kadar strese batmışım zaten.."
    "Çalışmazsan öyle olur."
    "DAHA NE İSTİYORSUN ANLAMADIM! TÜM GÜN DERSİME ÇALIŞIYORUM ZATEN DAHA NE?!"

    Eyvah! Bittim ben.

    "Terbiyesizin tekisin!"

    Hızla, masadan kalktı. Yukarıya çıkıp üstünü değiştirdi, çantasını aldı ve kapıyı çarparak çıktı. Merdivenlerin önünde oturarak düşünürken, "ÖSS bir yanda, bunlar bir yanda... Bir halttan anlasalar bari!" dedi, ve ayağa kalktı.
    Dersanenin yolunu tuttu...



    Kısım 1 sonu...

    HeLDeN
    Site Yöneticisi
    Site Yöneticisi

    Mesaj Sayısı: 54
    Görünen İsim: Ailenizinnn Psikopatıııı
    Kayıt tarihi: 28/11/08

    Geri: Bölüm 1 : Sınav Ne Ya?

    Mesaj tarafından HeLDeN Bir Perş. Ara. 11, 2008 1:08 pm

    Kısım 2 - Ödül ve Ceza


    5.12.2008-Selin'in Günlüğünden Satırlar

    Çekilecek çile mi bu? Çalış, çalış ve asla yetmesin! Ne istediklerini anlayamıyorum ki! İyi liseyi kazanınca her şey bitiyor mu? "Kötü" liselerden üniversite kazanan hiç yok mu?
    Gerçi herkes öyle. İnsan bir kere yüksek yapmayagörsün! Üzerine çullanıyorlar adamın, daha çok, daha çok çalışması için.. Kendini salmaman adına, seni hayattan bıktırmaları adalet mi?
    Düşük yapmak daha kötü! Cezalar, yasaklamalar, bilmemneler...

    Sınava kadar akıl hastanesine kaldırılmazsam iyidir.

    6.12.2008-Ferit'in Başı, Facebook'ta, Durumuna yazdığı yazıdan dolayı belada.

    "Ferit?"
    "Efendim hocam?"
    "Bir gelsene seninle konuşalım."
    Garanti başım belada, bu durduk yere çağırmaz beni.
    "Buyrun hocam?"
    "Dün Facebook'ta, durumuna yazdığın yazıyı gördüm."
    Sırf bunun için mi çağırdı ya bu beni?
    "Ceza varsa ödül de olmalıdır, eleştri varsa övgü de olmalıdır, yaptıklarını küçümsüyorlarsa, yapamadıklarını abartmalarına izin verme! Mantığın çok güzel ama bir şey takıldı aklıma. Senin bu dönemde, profilini sürekli güncellemen... İnternet adamı dozer gibi çarpar biliyorsun değil mi?"
    Ah o kadar umrumda ki yani hocam, vallahi nasıl yaptım bu hatayı?!
    "Biliyorum."
    "O zaman internete girmeyeceksin değil mi bu dönemde?"
    "Gireceğim."
    "Ailen ne diyor bu konuya? Bir de onlarla görüşelim."
    "Hocam, haftanın yedi günü, dersaneniz ve okulunuz arasında sürünüyorum. Bir yandan "ailemle" atışırken, bir yandan 180 soru için günde 1000 soru çözüp okul ödevi yetiştirmeye çalışıyorum. Söyleyin şimdi, internet bana bir şey yapar mı?"
    ***
    12.12.2008-Ferit'in Facebook Notlarım'ından....

    Sistem

    180 Sorum, 195 dakikam var. Bu 180 soru için, günde 1000 soru, yılda binlerce soru çözmemi istiyorlar benden. Aileler çocuklarının bir günde çözdüğü soru sayısını karşılaştırıyor, netler yerine. Sonuç önemli değil. Daha fazla soru, daha fazla net sanki! Hah! Sistemi anlamadıkları ne kadar da ortada!
    Dersane denilen öğrenci düşmanı kurumlarda ise, size kendilerini "sırdaş" olarak tanıtanlar, başınızda tehdit; ailenizin sizi orada da gözleyen üçüncü gözleri gibi davranıyor. Arkadaşlık yapacaklarına, sizi mutsuz etmeye çalışıyorlar.. Hangimiz ödüllendiriliyoruz peki?

    O zaman da söyledim, şimdi de söylüyorum.
    Ceza varsa ödül de olmalı,
    Eleştri varsa övgü de olmalı,
    Yapamadıklarını abartıyorlarsa,
    Yaptıklarını küçümsemelerine izin verme!


    _________________
    Kill me killer! The prison will take my revenge!

    Schlußstück

    Der Tod ist groß
    Wir sind die Seinen
    Lachenden Munds.
    Wenn wir uns mitten im Leben meinen,
    Wagt er zu weinen
    Mitten in uns...

      Forum Saati Çarş. Mart 17, 2010 2:16 am